SONBAHARDA YATAĞA DÜŞÜREN 10 NEDEN!

Halsizlikten burun akıntısına, üşümekten yüksek ateşe, baş ağrısından kas eklem ağrılarına… Sonbahar mevsiminin gelmesiyle birlikte hemen herkes bu tür sorunlardan dert yanmaya başladı bile. Bunun nedeni ise sonbahardaki ani ısı değişimlerinin bağışıklık sisteminin direncini azaltarak enfeksiyon hastalıklarına davetiye çıkarması veya tam tersi aşırı güçlü bağışıklık yanıttan dolayı alerjik hastalıkların bu mevsimde daha sık ortaya çıkması.
Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Aytaç Karadağ havaların soğumaya başlamasıyla birlikte, daha fazla zaman geçirdiğimiz kalabalık ve kapalı mekanlarda hızla yayılan virüslerin de öksürük, hapşırık veya damlacıklar yoluyla kolayca bulaşabildiğine dikkat çekerek, “Aslında alınacak küçük önlemlerle sonbahar, hatta kış mevsimini hastalanmadan geçirmek mümkün olabiliyor” diyor. Peki , sonbahar mevsiminde bizi bekleyen hastalıklar neler? Bu hastalıklardan korunmak için hangi önlemleri almalıyız? İşte yanıtları…

1. NEZLE

Nezle hafif bir burun akıntısıyla başlıyor, nadiren ateş yüksekliği ve hafif öksürükle seyrediyor. Genelde griple karıştırılır. Ancak gripte ateş daha yüksek, kırgınlık, kas ağrısı, halsizlik daha belirgin ve mutlak yatak istirahati gerektirecek kadar hastayı düşürecek boyuttadır. Birçok virüs damlacık enfeksiyonuyla bulaşarak nezle yapabiliyor. Yatak istirahati ve bol sıvı alımıyla kendiliğinden geçiyor.

2. GRİP (İNFLUENZA)
Aralık ayı sonu Ocak ayı başında salgın yapan, 3-3-7 gün arasında yatağa mahkum bırakan, son derece bulaşıcı ağır seyreden bir hastalık. 39 derecenin üzerinde ateş, üşüme, titreme, baş ağrısı, tüm vücutta kas-kas-eklem ağrıları ve kuru öksürükle seyrediyor. Özellikle çocuklarda karın ağrısı, yumuşak bulantı da yapabiliyor. Yaşlılar, çocuklar, kronik hastalığı olanlarda alt solunum yoluna inerek, zatürreye sebep olabiliyor. Eylül, ekim, kasım aylarında yılda bir defa olmak üzere bu hastalığa neden olan influenza virüsüne karşı aşı uygulanıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Aytaç Karadağ grip aşısının özellikle yaşlı, çocuk, çabuk hastalanan bağışıklığı zayıf kişiler, astım, KOAH, diyabet, böbrek, kalp hastaları, huzurevi, kreş, okul, hastane gibi kalabalık ortamlarda bulunanlara önerildiğini belirterek, her sene influenza virusu antijenini değiştirdiği için Eylül, Ekim, Kasım aylarından herhangi birinde tek doz olarak yapılmasını önermektedir.

3. BRONŞİT
Bronş denilen akciğer içindeki nefes borucuklarının çoğunlukla viral, seyrek olarak da bakteriyel veya alerjik kökenli rahatsızlığıdır. Ateş yüksekliği, halsizlik, vücut ağrısı olabiliyor. Ama asıl belirti inatçı, üst üste gelen öksürük atakları oluyor. Bu öksürüğe balgam genelde eşlik etmiyor; bazen hırıltı, nefes darlığı da öksürükle birlikte olabiliyor. Bu yakınmalar geliştiğinde hekime başvurmalı. Çünkü tedavisi birbirinden tamamıyla farklı olan alerjik bronşit ile mikrobik bronşitin ayrımı yapılarak uygun bir şekilde tedavi edilmeleri gerekiyor.

4. ZATÜRRE (PNÖMONİ)
Akciğer dokusunun genelde bakteriyel, seyrek olarak viral ve kimyasal maddelerle oluşan, son derece tehlikeli enfeksiyonu olarak belirtiliyor. Ateş yüksekliği, öksürük, koyu renkli balgam, nefes darlığı, sırt-göğüs bölgesinde ağrı ile halsizlik sorunları ortaya çıkıyor. Mutlaka yatak istirahati, bazı özel durumlarda hastane yatış ve uygun medikal tedavi gerekiyor.

5. OTİT (ORTA KULAK İLTİHABI)
Çocukluk çağında sık görülen orta kulak ve kulak zarının bakteriyel kökenli iltihaplanmasıdır. Mutlaka antibiyotik tedavisine başvuruluyor. Yeterli tedavi edilememesi kronik otit, menenjit, kulak zarı yırtılması, sinüzit ile işitme azlığına neden olabiliyor.

6. FARENJİT (ANJİN)
Boğaz ağrısı, boğazda kuruma, yutkunmada zorlanma, ateş yüksekliği, üşüme, titreme, terleme, halsizlik ile seyreden, yüzde 75’i viral kaynaklı olan boğaz iltihabıdır. Muayene sonrasında gerekli gördüğü taktirde, yüzde 25’i bakteriyel olduğu için kan tetkikinde veya boğaz testinde bakteri saptanması halinde antibiyotik tedavisine başlanması gerekebiliyor.

7. TONSİLLİT (BADEMCİK)
Boğazın içinde sağ ve sol tarafta bademciklerin şişmesi, yutkunmada zorluk, boğaz ağrısı, boyun lenflerinde şişlik ile halsizlik yapabilen, genelde bakteriyel kaynaklı olduğu için antibiyotik kullanımı gerektirebilen bir hastalık. Özellikle bademcikler üzerinde üzeri beyaz plaklar varsa, zaman kaybetmeden hızlı bir şekilde doktora gidilerek erken tedaviye başlanması iyileşmeyi hızlandırıyor.

8. SİNÜZİT
Alın orta hattı, elmacık kemikleri üzerinde ve göz çevresinde dolgunluk hissi, başağrısı, ateş, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı ile seyreden genelde bakteriyel kökenli olduğu için antibiyotik kullanımı gerektiren, baş bölgesindeki kemiklerin içindeki sinüs isimli boşlukların iltihabı hastalığıdır. Yeterli tedavi edilememesi durumunda müzminleşip devam eden başağrısına, orta kulak iltihabına, menenjite neden olabilir.

9. MENENJİT
Hastane yatışı ve sıkı takip gerektiren tehlikeli bir hastalık. Genelde damlacık enfeksiyonuyla bulaşan mikroorganizmalar; yeterli tedavi edilemediğinde beyin zarı iltihabı olan menenjite yol açabiliyor. Verem menenjiti gibi birkaç istisnai durum dışında, genelde sakatlık bırakmadan geçiyor.

10. SAMAN NEZLESİ (ALERJİK NEZLE)
Allerjiye bağlı ilkbahar ve sonbahar aylarında görülüyor. Burun akıntısı, hapşırık, burun ucunda kaşıntı, gözlerde yaşarma, kuru öksürük ve nefes darlığı şikayetleri oluyor. Bulaşıcı özelliği olmayan alerjik nezlende hastalar solunum yolu enfeksiyonlarına daha kolay yakalanıp; daha geç iyileştikleri için koruyucu önlemlere dikkat etmek büyük önem kazanıyor.

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Aytaç Karadağ enfeksiyonlardan korunmak için almanız gereken önlemleri şöyle sıralıyor:

Hijyene dikkat edin: En iyi ve en etkin koruyucu kalıp sabunla ve bol suyla elleri yıkamak. Dikkat! El dezenfektanları, jeller ve alkol bazlı ürünler hastalık yapıcı mikropları öldürmediği gibi, cilde yapışmasına neden olabiliyor.
Aşı yaptırın: Riskli gruba giriyorsanız yılda bir kez eylül, ekim, kasım aylarında olmak üzere grip aşısı, beş senede bir defa zatürre aşısı olması gerekir
Evi veya bulunulan ortamı iyi havalandırın: Kalabalık ve havasız ortamlarda virüsler kolayca bulaşabiliyor. Bu nedenle evinizi saat başı ortalama 5 dakika havalandırmayı ihmal etmeyin.
Maske takın: Risk faktörüne sahipseniz salgın dönemlerinde toplu taşıma gibi kalabalık ortamlara gerekmedikçe girmeyin. Kalabalık ortama girmek zorunda olduğunuzda maske takın.
Dengeli ve yeterli beslenin: Vücudun ihtiyacı olan protein, karbonhidrat, yağ ve vitaminler yeterli olarak alınmazsa, vücut direnci düşüyor. Bu nedenle özellikle bol miktarda mevsim sebze ve meyveleri tüketmeyi asla ihmal etmeyin.
Bu besinleri sofranızda mutlaka bulundurun: Özellikle bağışıklık sistemini güçlendiren C ve D vitamini, çinko ile demir eksikliği varsa bunları doğal yollardan gıdalarla takviye etmeyi ihmal etmeyin. D vitaminin yüzde 90’ı güneş ışınlarıyla yüzde 10’u ise balık, karaciğer ve dalak vs gibi gıdalarla temin edilebiliyor. C vitamini için mandalina, portakal, limon, greyfurt, biber, ananas ile kivi gibi besinleri bol bol tüketin. Çinko eksikliği hem büyüme gelişme geriliği, hem de kansızlık, bağışıklık sistemi azalmasına bağlı sık tekrarlayan enfeksiyonlar yaptığı için kırmızı et, kuruyemiş, bezelye, bamya, ıspanak gibi gıdaları düzenli olarak yemeyi ihmal etmeyin.
Her gün 40 dakika yürüyün: Açık havada haftada 4 gün 1 saat veya her gün 40 dakika yürüyerek bağışıklık sisteminizin güçlenmesini sağlayın.
Düzenli ve kaliteli uyuyun: Günde 6-8 saatten uyumak bağışıklık sisteminin düzenli çalışması için çok önemli.
Sigara ve alkol kullanmayın. Sigara içilen ortamda bulunmak bile hastalığı kolaylaştırıp, iyileşmeyi geciktiriyor.
Dengeli ve düzenli beslenin:
Bol bol su için: Susama hissinin azaldığı soğuk havalarda günde 8-10 bardak su içmeye özen gösterin. Solunum sisteminizin kurumasını engelliyor, virüslerin vücudumuzdaki iç dokulara yapışmasını önlüyor ve bağışıklık sistemimizin düzenli çalışması yeterli miktarda su içmek şart.
Stresten uzak durun: Stres, kaygı, üzüntü bağışıklık sistemimizin düzenli çalışmasını önlediği için sık tekrarlayan enfeksiyonlara neden oluyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir