Skip to main content

Dr. Aytaç Karadağ | Fonksiyonel Tıp | İç Hastalıkları Uzman Doktoru

Su İçsem Bile Yarıyor Diyenler Buraya!

su içsem yarıyor diyenler buraya

“Su İçsem Bile Yarıyor” Diyenlerde Ne Oluyor?

Bu cümleyi muayenehanede o kadar çok duydum ki artık bir alarm zili gibi çalıyor kulağımda. Kilo veremeyen, az yediklerini söyleyen, metabolizmaları “bozuk” olduğunu düşünen insanlar. Çoğunlukla kadın, çoğunlukla 30’lu-40’lı yaşlarda, çoğunlukla yorgun. Ve çoğunlukla haklılar — bir şeyler gerçekten yanlış gidiyor. Ama o “bir şey” genellikle şanssızlık ya da kader değil, tespit edilmemiş veya yeterince tedavi edilmemiş bir tablo.

Tiroid Yavaşlamış Olabilir

İlk akla gelen ve en sık gözden kaçan neden bu. Hipotiroidizm, yani tiroid bezinin yeterince hormon üretememesi, metabolizmayı gerçek anlamda yavaşlatıyor. Vücut ısısı düşüyor, kalp atışı yavaşlıyor, bağırsaklar ağırlaşıyor, yağ yakımı durma noktasına geliyor. Az yiyen biri bile kilo alabiliyor çünkü bazal metabolizma hızı ciddi biçimde düşmüş.

Ama asıl sorun burada: standart tiroid testi olan TSH normal sınırlarda çıkabiliyor, oysa kişi tüm hipotiroidizm belirtilerini yaşıyor. Subklinik hipotiroidizm denen bu tabloda TSH 2,5 ile 4,5 arasında, yani “normal” ama optimal değil. Serbest T3 ve serbest T4 de bakılmadan, sadece TSH’a bakarak “tiroidin normal” demek eksik bir değerlendirme.

İnsülin Direnci Sessiz Sedasız Çalışıyor

Daha önce bu konuyu ayrıntılı ele aldık ama burada da önemli bir yere sahip. İnsülin direncinde pankreas normalden çok daha fazla insülin üretiyor. Yüksek insülin ise yağ depolanmasını tetikliyor ve yağ yakımını bloke ediyor. Az yiyen biri bile bu döngünün içindeyse kilo vermek çok zorlaşıyor.

Üstelik insülin direncinde kişi sürekli acıkıyor, tatlı istiyor ve enerjisi düşük kalıyor. Bu da “az yiyorum” algısını baltalıyor. Açlık hissini kontrol edemediği için farkında olmadan tahmin ettiğinden fazla kalori alıyor.

Kortizol Yüksek ve Kronik Stres Devrede

Stres hormonu olarak bilinen kortizol aslında çok daha karmaşık bir oyuncu. Kronik yüksek kortizol; karın bölgesinde yağ birikimine yol açıyor, kas yıkımını hızlandırıyor ve insülin duyarlılığını bozuyor. Uyku sorunu olan, sürekli tetikte hisseden, sabah yorgun uyanan insanlarda kortizol ritmi bozulmuş olabiliyor.

Türkiye’de bu tablo çok yaygın. Yoğun iş temposu, uyku borcu, ekonomik stres, aile baskısı… Bunların hepsi kortizolü kronik olarak yüksek tutuyor. Ve kortizol yüksekken en sağlıklı diyet bile istenilen sonucu vermiyor.

Uyku Apnesi Ve Uyku Kalitesi

Gece nefes duraklamaları yaşayan, horlaması olan, sabah yorgun uyananlar bu gruba giriyor. Uyku apnesinde hem leptin hem ghrelin hormonları bozuluyor. Leptin tokluk sinyali veriyor, ghrelin açlık sinyali. Uyku kalitesi düşünce leptin azalıyor, ghrelin artıyor. Sonuç: kişi daha fazla yiyor, daha az doyuyor ve metabolizması düşük viteste çalışıyor.

Bağırsak Mikrobiyotası Dengesiz

Bağırsak florası son on yılda metabolizma araştırmalarının odağına girdi. Disbiyozis denen dengesiz mikrobiota tablosu, enerji hasadını etkiliyor. Bazı bakteri türleri gıdadan daha fazla kalori çıkarıyor, bazıları yağ depolanmasını artırıyor. Aynı miktarda yiyen iki insanın bağırsakları bu kalorileri farklı işleyebiliyor. Nature dergisinde yayımlanan ikiz çalışmaları bu farkı çarpıcı biçimde ortaya koydu.

Antibiyotik kullanım geçmişi, uzun süre işlenmiş gıda tüketimi, düşük lifli beslenme, kronik stres — bunların hepsi mikrobiyotayı bozuyor.

PCOS ve Hormonal Tablo

Polikistik over sendromu olan kadınlarda insülin direnci neredeyse kaçınılmaz bir eşlikçi. Bu kadınlar hem insülin direnciyle hem de androjenlerin yüksekliğiyle boğuşuyor. Kilo vermek gerçekten zor, çünkü hormonel ortam buna izin vermiyor. Ve ne yazık ki “sadece az ye, spor yap” tavsiyesi bu tabloda yetersiz kalıyor.

Ne Yapmalı?

“Su içsem bile yarıyor” diyen birine “daha az ye, daha çok hareket et” demek hem bilimsel olarak yanlış hem de insani olarak haksız. Bu kişilerin ihtiyacı kapsamlı bir metabolik değerlendirme: serbest T3, serbest T4, TSH, açlık insülini, HOMA-IR, kortizol ritmi, tam kan sayımı, ferritin, D vitamini ve gerekirse uyku testi.

Vücut inat etmiyordur. Bir şey söylüyordur. Dinlemek gerekiyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir