Skip to main content

Dr. Aytaç Karadağ | Fonksiyonel Tıp | İç Hastalıkları Uzman Doktoru

Erkeklerde Testosteron Neden Düşüyor?

Erkeklerde Testosteron Düşüklüğü

Erkekler bu konuyu konuşmakta zorlanıyor. Muayenehaneye genellikle başka bir şikayet için gelip sohbetin sonunda “bir de şey var doktor bey, yorgunluk, halsizlik, eskisi gibi değilim” diyorlar. O “eskisi gibi değilim” cümlesi çok şey anlatıyor aslında.

Testosteron erkeklik hormonu olarak bilinse de işlevi bunun çok ötesinde. Kas kütlesi, kemik yoğunluğu, kırmızı kan hücresi üretimi, ruh hali, zihinsel keskinlik, libido ve enerji seviyesi; bunların hepsi testosteronla doğrudan bağlantılı. Düştüğünde sadece cinsel istek azalmıyor, tüm bir yaşam kalitesi değişiyor.

Yaşlanma

En bilinen neden yaşlanma. Erkeklerde testosteron otuzlu yaşların ortasından itibaren her yıl yüzde bir ile iki oranında azalıyor. Bu yavaş bir düşüş olduğu için çoğu erkek fark etmiyor, belirtiler sinsi sinsi birikip on yıl sonra ortaya çıkıyor. Ama yaşlanma tek neden değil ve bu önemli bir nokta.

Obezite

Obezite bu tabloda çok kritik bir rol oynuyor. Yağ dokusu, özellikle karın yağı, testosteronu östrojene çeviren aromataz enzimini üretiyor. Yani karın çevresi genişledikçe testosteron düşüyor, östrojen yükseliyor. Bu kısır döngü bir kez başladığında kendini besliyor çünkü düşük testosteron kilo almayı kolaylaştırıyor, kilo aldıkça testosteron daha da düşüyor.

Uyku Bozukluğu

Uyku bozukluğu da çok sık atlanıyor. Testosteronun büyük bölümü gece derin uyku sırasında üretiliyor. Uyku apnesi olan ya da gece geç saate kadar uyumayan erkeklerde testosteron ciddi biçimde düşebiliyor. Bunu söylediğimde hastalar şaşırıyor ama uyku düzeltildiğinde testosteron değerlerinin nasıl toplandığını gördüm.

Kronik Stres

Kronik stres ve yüksek kortizol de testosteronu baskılıyor. Vücut sürekli tehdit altındayken üreme hormonlarını geri planda bırakıyor, hayatta kalmayı öncelik olarak görüyor. Uzun süreli iş stresi, finansal kaygı, ilişki sorunları; bunların hepsi kortizol üzerinden testosterona zarar veriyor.

Beslenme Alışkanlığı

Beslenme alışkanlıkları da doğrudan etkili. Düşük yağlı diyetler testosteron üretimini kısıtlıyor çünkü testosteron kolesterolden sentezleniyor. Sağlıklı yağlardan uzak duran, protein yetersiz alan, işlenmiş gıdalarla beslenen erkeklerde bu tablo sık görülüyor. Çinko eksikliği de özellikle önemli; çinko testosteron sentezinde temel bir mineral ve kırmızı et, kabuklu deniz ürünleri, balkabağı çekirdeği iyi kaynaklar.

İlaçlar

Bazı ilaçlar da testosteronu düşürüyor. Tansiyon ilaçlarının bir kısmı, mide koruyucular, antidepresanlar ve özellikle saç dökülmesi için kullanılan finasterid bu gruba giriyor. Finasterid konusunda hastalar çoğunlukla bilgilendirilmiyor, yıllarca kullanıp neden iyi hissetmediklerini anlayamıyorlar.

Alkol Tüketimi

Alkol tüketimi de göz ardı edilmemeli. Düzenli ve yoğun alkol kullanımı hem testosteron üretimini azaltıyor hem de karaciğer üzerinden hormonal dengeyi bozuyor.

Belirtiler bakımından yorgunluk, kas kaybı, karın bölgesinde yağlanma, konsantrasyon güçlüğü, depresif ruh hali ve libido azalması öne çıkıyor. Ama bu belirtilerin hepsi başka hastalıklarla da örtüşüyor, bu yüzden tanı için mutlaka kan testi gerekiyor. Sabah sekiz ile ona kadar yapılan total testosteron ölçümü en güvenilir sonucu veriyor çünkü testosteron sabah en yüksek seviyesinde oluyor.

Tedavide önce düzeltilebilir nedenler ele alınmalı. Kilo verilmesi, uyku iyileştirilmesi, stresin yönetilmesi, beslenmenin düzenlenmesi; bunlar ilaçsız testosteronu anlamlı biçimde yukarı taşıyabiliyor. Gerektiğinde testosteron replasman tedavisi de bir seçenek ama bu kararı doktor gözetiminde almak şart çünkü dışarıdan testosteron verilmesi vücudun kendi üretimini baskılayabiliyor.

Erkeklerin bu konuyu utanarak değil, bir tiroid ya da tansiyon sorunu gibi rahatça konuşabilmesi gerekiyor. Hormonlar sessizce çalışır, sessizce de bozulur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir